Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.



 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 Sübyan

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Camellia De Costa
Kurtkadın
Kurtkadın
Camellia De Costa


Sübyan Empty
MesajKonu: Sübyan   Sübyan Icon_minitimePerş. 06 Şub. 2014, 23:53



Camellia De Costa & Rory Kennedy

Güneş batarken ardından tepelerin,
Veda vakti geldi Camellia ile Rory'nin
.

Güneş batıp, yeryüzünü gecenin koynuna attığı vakitlerde, küçük bir çocuğun ilk kendi kıyafetini seçtiği anda hissettiği heyecanın bir benzerini hisseden genç avcı boy aynasında kendisini seyre daldığında bu gecenin mükemmel olması için tüm dileklerini gökyüzüne doğru bırakıyordu. Yaklaşık on beş yıldır içerisinde bulunduğu yaşam şekli birçok canlıya göre son derece heyecanlı sayılırdı, dolayısıyla şuanda genç kızın yüreğinin pır pır edişi birçoğuna göre anlamsız gelebilirdi. Yaklaşık on yıldır bir katilin gerektirdiği her türlü işi yapıyor, gerek intikamını alabilmek gerekse hayatta kalabilmek için Kilise’nin emrinden çıkmıyordu. Bu zamana kadar attığı her adım mantık çerçevesinin içerisinde yer alırken son birkaç ayda yaptığı seçimler hem kendisini hem de sevdiği insanları sıkıntıya sokacak cinstendi. Bu durumu kavrayamıyor oluşu ise ayrı bir sorun olarak belirebilirdi zihinlerde. Onunla tanıştığı günden beri deyim yerindeyse hataya olan bakış açısı değişmiş, on beş yıldır hasret kaldığı yuva özlemini bu adamda dindirmeye başlamıştı. Camellia De Costa, hayatında ilk kez, güvende hissediyor ve yanına silahını almaya gerek duymuyordu. Bu yüzden, kömür karası saçlarını son kez taramış, makyajının mükemmel olması için bir kez daha üzerinden geçmiş ve elbisesini son kez düzeltişinin ardından silahının bulunduğu yere en ufak bir bakış dahi atmadan tereddütsüzce merdivenlere yönelmişti. Dükkânın asma katından aşağı inerken, topuklu ayakkabıya aşina olmadığını bir kez daha hatırlamış lakin bu gecenin mükemmel olmasını istediğinden ayakkabı işkencesine katlanmaya bile razı gelmişti. Tezgâhın arkasında oturmuş, bir şeyler okuyan arkadaşına, - aslında kardeşi dense daha doğru olur- yönelerek yüzündeki kocaman gülümsemeyi gizleme ihtiyacı hissetmeksizin aklındaki soruyu dillendiriverdi.

“Doğruyu söyle, nasıl görünüyorum? Olmuş mu?”

Dengesini sağlamaya çalışarak topuklarının üzerinde zarifçe dönmüş, kollarını iki yana açarak kendisini sunmuştu. Arkadaşının donuk bakışlarına karşı hevesinin kırılmasına izin vermeyen genç kız heyecanla konuşmaya devam ediyordu.

“Hadi Ryle bir şey söyle. Bu benim için çok önemli. Tehlikeli yaratık avcısı imajından sıyrılıp yirmilik bir çıtır olmuş muyum?”

__________________

::
 
T H E    R A I N    I S    F A L L I N G ,    B U T    L I F E    I S    G O I N G  
Sübyan VY877j
::
 
:::
 

[/align]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dmitri Vidmar
Kurtadam
Kurtadam
Dmitri Vidmar


Sübyan Empty
MesajKonu: Geri: Sübyan   Sübyan Icon_minitimeCuma 07 Şub. 2014, 19:19


“Eğer yakında kafana pembe kurdele de takarsan seni hedef tahtası yaparım Lia.” Genç kızın arkadaşının sorusuna olan yanıtı kısa ve özdü, sesinin boğuk ve hırıltılı çıkması da tehdit havasını süslüyordu fakat bunun tek sebebi gizemli olması değil sadece boğazının son birkaç gündür ağrıyor olmasındandı. Mevsimin bu zamanın da boğazının acıyor olması da ayrıca garipti. On dokuz yaşlarındaki genç kıza pek yaraşmayacak bir olgunlukla oturduğu yerden kalktı ve soymakta olduğu meyvenin bir kısmını ağzına atıp sanki pek önemli bir iş yapıyormuş gibi ciddiyetle çiğnedi. O sırada içeri giren otuzlu yaşlarda ki adamı baştan aşağı sanki satın alınacak bir malmış gibi süzdü ve elinde ki bıçağı adamın hemen solunda duran hedef tahtasına fırlatıp gözden kayboldu. Rory bir anda olduğu yerde kalmış ve sadece Camellia’nın gözlerine bakmakla yetinmişti, arkadaşının tam bir kaçık olduğunu düşünüyordu ki ağzını açıp bu konu hakkında bir şey söyleyecekken o sözleri hafifçe yutkundu, şayet az önce sol tarafından hızla bir bıçak geçmişti ve bunun şokunu yaşıyordu. “Ben de tam seni almaya gelmiştim, biraz gezeriz diye fakat Ryle’ın mükemmel karşılamasından sonra bunu bir kez daha düşünmem gerek, adet zamanlarından birini mi yaşıyor? Huysuz bir maymun gibi yine.” Dedi sonunda yerinden kıpırdamaya karar vermiş olmalı ki bir adım öne geçti fakat Ryle’ın yine o girdiği depodan çıkıp kendine birkaç tane daha bıçak fırlatacağını düşünüp tedirgin oluyordu. Anlamadığı şey Camellia’nın bu kaçıkla aynı yerde nasıl kaldığı ve onun bu kadar iyi nişan almayı nerede öğrendiğiydi. Kafasında biriken soruları bir kenara bırakıp Camellia’ya yaklaştı ve onu baştan aşağı dikkatle süzdü. “Yoksa başka bir yere mi gidiyordun, eğer işin varsa geri dönebilirim, ya da gitmek istediğin yere kadar seni bırakabilirim?” soru dolu ifade ile kaşları kalkmıştı. Genç kıza baktıkça vücudunda ki ısının istemsiz bir şekilde artmaya başladığını hissediyordu, yeni yetme bir âşık gibi peşinden koşmayı bırakmalıydı, şayet Camellia bunu fark etsin diye bir aydır peşinde koşturmaktan dermanı kalmamıştı. Cidden görülmeyecek bir adam mıydı? Avuçlarının terlemeye başladığını hissetti, libidosunu kontrol altına almayı başarabilirse çok iyi olacaktı şayet avuçlarının arasında oluşan kıvılcımlarla Camellia’nın ilgisini çekmek isteyeceği en son şey olurdu.


...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Camellia De Costa
Kurtkadın
Kurtkadın
Camellia De Costa


Sübyan Empty
MesajKonu: Geri: Sübyan   Sübyan Icon_minitimeC.tesi 08 Şub. 2014, 00:52


Çim yeşili gözleri kocaman açılmış, sevdiği adamın suratını sıyırırcasına geçen bıçağın saplandığı pervaza takılmıştı. Ryle’ın bazen gereğinden fazla fevri davrandığını düşünüyordu. Sanki genç adamla bir alıp veremediği varmış gibi ters ters bakması, varlığından rahatsız oluyormuşçasına o geldiğinde ortalıklardan kaybolması genç kızın hoşuna gitmiyordu, bu sebeple daha sonra onunla özel olarak konuşmaya karar verdi ki bu kesinlikle kolay olmayacaktı. Gözleri yavaşça genç adamın siyah dağınık saçlarına kaydı, oradan da kalp atışlarının düzenini bozan gözlere ve en son da hayran olduğu gülümsemeyi bünyesinde barındıran dudaklarına. O konuşurken dudaklarının hareketlerini izlemeyi ve ses tonundaki onu dinginleştiren tınıyı dinlemeyi seviyordu genç kız. Rory’nin dudaklarından dökülenler her ne kadar sıradan sözler olsa da Camellia sanki ondan bir şiir dinliyormuşçasına büyülenmiş gibi sadece bekliyordu. Ortam sessizliğe büründüğünde ve kulaklarına ilişen kelimelerin anlamını fark ettiğinde genç kız tıpkı sevgilisinin yaptığı gibi, karşısındaki adamı süzdü. Rahat sayılabilecek, açık mavi tonlarında bir kot pantolon, günlük kıyafet kisvesinde bir lacivert tişört ve sonbahara çalan gece ayazından korunmak için üzerine geçirdiği bir deri ceket. Davetli olunan bir doğum günü partisinden çok son anda karar verilen bir sinema fikrinde giyilebilecek bir kıyafetle karşısındaydı genç adam. “Ben… Sana günler öncesinden söylemiştim. Bu gece ikimiz de bir partiye davetliyiz.” Şaşkınlıkla aralanan dudaklarından dökülen kelimeler beraberinde hayal kırıklığını da barındırıyordu. “Unuttuğuna inanamıyorum. Oysaki…” Bu gece benim için gerçekten önemliydi. Cümlesinin yarıda kesmişti, devamını genç adamın duymasını istediğinden emin değildi zira bu gece için aynı şeyi düşünmedikleri açıkça görülebiliyordu.

Sadece birkaç dakika önce heyecandan içi içine sığmıyor, gecenin bir an önce başlamasını istiyordu. Her zaman bünyesinde barındırdığı tedirginlikten uzak, güven içerisinde sevdiği adamla eğlenceli bir gece geçireceğinin hevesi günler öncesinden içinde yer etmişti lakin genç adamı gördüğü bu kılık ve hiçbir şeyden haberi yokmuşçasına sarf ettiği sözler geceyi yaşamaya dair tüm isteğini alıp götürmüştü. Adamın suratına dahi bakmadan arkasını dönüp ilerledi iki dudağının arasından geveleyerek. “Üzerimi değiştireyim böyle uyumsuz olacağız.” Yaklaşık on dakika önce ayağındaki topukluların çilesini görmezden gelircesine heyecanla indiği merdivenleri bu kez ağır ağır çıkmış, deponun kapısının ağzından ona ‘ne bekliyordun ki,’ dercesine bakan arkadaşını görmezden gelmişti.

__________________

::
 
T H E    R A I N    I S    F A L L I N G ,    B U T    L I F E    I S    G O I N G  
Sübyan VY877j
::
 
:::
 

[/align]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dmitri Vidmar
Kurtadam
Kurtadam
Dmitri Vidmar


Sübyan Empty
MesajKonu: Geri: Sübyan   Sübyan Icon_minitimePtsi 10 Şub. 2014, 20:49


Rory koyu renk gözlerini hiçbir şey anlamamışçasına kısarken son anda olayın kafasına dank etmesi ile kendine geldi. Nasıl bir aptaldı da Camellia’ya söz verdiği şeyi unuturdu? Bunu görmezden gelmiş ve unutmuştu evet ve o an Camellia’nın gözlerinde ki hayal kırıklığını görünce içi bir garip olmuştu, onun için ne derece önemli olduğunu bilmiyordu, nasıl hissedebileceğini de. Ciddi anlamda pot kırmış ve genç kız yanından çekip giderken sadece bir anlık duraksamış onda da aptallığına sövmüştü. Özür dileyip onu durdurması gerekirken duraklaması yüzünden genç kız çoktan gözden kayboldu. Rory derin bir nefes aldı ve daha fazla beklememesi gerektiğine kanaat getirip Camellia’nın peşinden koşturdu. Hayal kırıklığına uğrattığı tek insan değildi fakat hayal kırıklığına uğradığını gördüğünde üzüldüğü tek insandı. Bu yaşına kadar hoyratça yaşamış, hiçbir şeyi ciddiye almamış sürekli hayatın kendisi ile dalga geçmişti fakat bu Camellia’ya kadar devam etti, onu gördüğünde ve peşinden koşturmaya başladığında her şey çoktan değişmişti. Rory bir saniye bile düşünmeden hayatını onun uğruna harcayabilecek kıvama gelmişti ve bazen arkadaşları kendisine kızsa da genç adam bunun genç kız için değeceğini düşünmeye başlamıştı. Merdivenleri hızlı adımlarla Camellia’nın ardından çıktı ve kapıdan içeri girmiş olmasına rağmen ardında ki kapıyı açık bırakan genç kızın ardından bir an baktı. Ryle’ı görmemişti bile fakat onun içeri girmeden söylediği şey ile bir an için yerinde kaldı. “Bence Camellia’yı fazla kızdırmasan iyi edersin onun gibi yirmisinde taze güzeli zor bulursun.” Başını Ryle’a çevirdiğin de onun kendisine alayla göz kırptığını gördü. Yirmi mi? Kafasının için de birileri çığlık atıyor gibiydi. Onun yirmisinde değil en azından yirmisinin sonlarında olduğunu falan sanıyordu, yani öyle olmasını umut etmişti ve bu zaman boyunca ona yaşını sormamıştı bile, oysaki daha olgun gösteriyordu, yani tavırları ve halleriyle. Aralarında kaç yaş vardı? Ne yani Camellia doğduğunda Rory Hogwarts’da ki ikinci yılına mı başlamıştı? Uzun süre arkadaşlarının önünde alay konusu olacaktı. Camellia’yı onların yanına götürse tam bir sübyancı gibi görünecekti? Kafasının karışmaya başladığını hissetti. Ryle’a cevap vermeden Camellia’nın yanına ilerledi fakat öncekinden daha donuk ve mesafeli duruyordu. Derin bir nefes aldı ve genç kızın soyunup üstünü değiştirmesine izin vermeden bileğinden yakaladı ve peşinde dışarı sürükledi, dükkânın için de özellikle rahatsız edici Ryle varken onunla konuşamazdı, dışarı çıktılar ve genç kızın bileğini bıraktı. “Ne yani beni tutup bir grup ergenin yanına mı götürmeye çalıyordun? Tanrıya şükür ki bunu unutmuşum. Ayrıca yaşın hakkında bana tek bir şey bile söylemedin aramızda dağlar kadar fark var.”dedi Rory ne dediğini bilmeden sadece garip bir hayal kırıklığı yaşamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Camellia De Costa
Kurtkadın
Kurtkadın
Camellia De Costa


Sübyan Empty
MesajKonu: Geri: Sübyan   Sübyan Icon_minitimeÇarş. 12 Şub. 2014, 18:10


Başı öne düşmüş hoşlandığı adam hakkında düşüncelere dalmıştı. Kömür karası saçlarının çehresinin etrafına dağılışı adeta cadının yaşadığı hüznü örtmeye çalışır gibiydi. Onun hakkında yanılmış mıydı? Genç yaşına rağmen bu adamı gördüğü andan itibaren onunla ciddi bir ilişki yaşama ümidi güderken içinde, aynı şeyi karşısındaki elementalin düşünmediğini sezmişti. Kimi zaman umursamazdı cadı bu yüzden ilişkilerinde küçük dahi bir sorunla karşılaşsa hemen kestirip atardı zira mücadele etmeye gücü yoktu. Kimi zamansa kendisini yaratık katletmeye öylesine adardı ki bu erkeklerin ondan uzaklaşmasına sebep olabilirdi zira sırtında iki adet kılıç ve sahip olduğu silah dükkânı üstüne üstlük yaptığı iş pek de güven verici değildi. Bütün bunlara rağmen Camellia, hayatının hiçbir noktasını Rory’den gizlememiş, her şeyi tüm çıplaklığı ile dillendirmişti. Üstelik O’nun yasak olduğunu da biliyordu. Elementallerin ortaya çıkışı ile son yüzyılda onlar da kilisenin hedefi haline gelmişti çünkü.

Beyin kıvrımları bu tarz düşüncelerin dehlizine dönüştüğünde orta yaşlı adamın geldiğini fark edememişti ta ki kolundan tutup sürüklenircesine götürülünceye kadar. Merdivenlerden hızla inişi ona bir kez daha topuklu ayakkabıya alışık olmadığının habercisi olmuştu, ardından boğazından yükselen boğuk bir inlemeyle beraber gelen burkulmuş bilek de bunu kanıtlar nitelikteydi. Dükkânın dışına çıktıklarında, bileğinin acısıyla yaşaran gözlerini büyücüye sabitlemiş, sergilediği davranışa bir anlam yüklemeye çalışıyordu, bu esnada da sol bileğine binen ağırlığı azaltmayı denedi. Saat dolayısıyla tenhalığını bünyesinde barınan sokaktaki sükûtu delen elementalistin dudaklarından dökülen hışım dolu kelimeler olmuştu. Çim yeşili gözleri büyümüş, dolgun dudakları şaşkınlıkla aralanmış genç kız, işittiklerinin doğruluğunu sorguluyordu. Bunları söyledi mi gerçekten? Nasıl birden bire yaş problemi belirmişti ki? Kaç yaşlarında olduğunu hiç tahmin edemedi mi? Camellia karşısında cevap bekleyen adamın otuzlu yaşlarda olduğunu tahmin edebiliyordu fakat bu hiçbir zaman onun için sorun teşkil etmemişti. “Ergen mi? Ne benim ne de arkadaşlarım hakkında bu şekilde konuşamazsın.” Doğum günü partisine gideceği arkadaşıyla ne zaman ve nasıl tanıştığını anımsadı. Kardeşlikte büyümüş, eğitilmiş hiçbir yetimin çocuk olmasına izin verilmemişti. Ailelerinin sıcak evinde oyuncaklarıyla oynayan sabilere nazaran kilisenin çocuklar,ı o yaşlarda silah tutmaya başlardı. “Çocukluğunun yaşanmasına dahi izin verilmeden birer katile dönüştürülen hiçbir arkadaşım ya da ben, ergenliğin ucundan dahi geçmiyoruz.” Başı önüne düşmüş, eğitimden geçtiği zamanları anımsamıştı. Salıncağa binmek istediği için hep azar işitirdi. Çocukluğunu yaşayamadığı gibi ergen psikolojisine girmesine dahi izin yoktu. “Ne yani? Kimliğinde yazan rakamlar seni bir yetişkin mi yaptı?“ Gözlerini direk adama sabitledi. “Ya da şunu sorayım, bir katil çocuk kalabilir mi?” Onunla böyle bir konuşmaya sürüklendiğine inanmak istemiyordu cadı. Hepsinin birer rüya olmasını, Ryle’ın tehditkâr bir şekilde boğazına dayadığı bıçakla onu uyandırmasını istiyordu. “Kaldı ki ben hiçbir zaman yaşımı senden gizlemedim, sorsaydın söylerdim. Anlamıyorum, bu nasıl bir anda sorun haline geldi?” Dişi kurdun daha fazla ayakta duracak takati kalmamıştı. Sızlayan bileğini dinlendirebilmek adına, elbisesinin izin verdiği ölçüde, kaldırımın kenarına çömeldi.

__________________

::
 
T H E    R A I N    I S    F A L L I N G ,    B U T    L I F E    I S    G O I N G  
Sübyan VY877j
::
 
:::
 

[/align]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dmitri Vidmar
Kurtadam
Kurtadam
Dmitri Vidmar


Sübyan Empty
MesajKonu: Geri: Sübyan   Sübyan Icon_minitimePtsi 17 Şub. 2014, 22:47


Genç adam Camellia’nın sözleri ile kireç gibi kesildi, kaşları çatıldı ve yüzüne yerleşen ciddi ifade onu genç kızdan bir adım daha uzaklaştırdı. Ona ergen olduğunu söylememişti, ama dikkatsiz sözlerinden arkadaşlarına ettiği laflardan başka bir şey çıkartılamazdı. Camellia hakkında birçok şey öğrenmişti bu kısa zaman içerisin de, belki de bu onun hayatını bir şekilde tehlikeye sokuyor olabilirdi, bu kadar dürüst olması sadece onun zararınaydı. Peki, Rory dürüst müydü? Genç kızın yaşı haricinde hakkında bir şeyler öğrenmesi dışında Rory ona kendinden ne vermişti? Belki çok az şey ya da hiçbir şey… Bu yüzden Camellia ön yargılara sahip olabilirdi kendi hakkında. “Ortalık yerde bunu söyleyecek kadar dikkatsiz olamazsın.” dedi bir anda ona kızmayı bırakıp Camellia hakkında endişelenmişti. Aslında bunu biraz da azarlarcasına söylemişti. Derin bir nefes aldı ve kendine geldi. Genç kıza bir adım daha yaklaştı ve kısa bir an yüzüne baktı. Onun hakkında bir şeyler öğrendiği doğruydu ama ne kadar öğrendiği belli değildi. Camellia’nın neler çektiğini bilmiyordu, söylediği şu birkaç kelime de dâhil onu derinden anlamasına yardımcı olmamıştı ama hissedebiliyordu, anlamak için onun yaşadıklarını yaşaması gerekmiyordu. Ona daha fazla bakmayı bırakıp genç kıza yavaşça yaklaştı ve kollarını omuzlarından dolayıp kendine çekti ve sıkıca sarıldı. Hissettiği şeyin şu an şefkat olduğu söylenebilirdi. “Özür dilerim Lia.”dedi onunla tanıştığından bu yana ilk defa böyle seslenmişti. “Sadece endişelendim.” Dedi. Genç kızın başını omuzunda hissediyordu. “Farklı yaşamlara, farklı hayatlara sahibiz, sadece ayak uydurmaya çalışıyorum ve ben seni hak edecek kadar iyi değilim.” Camellia’nın saçlarından yayılan şampuan kokusunu hissetti. Bedensel ihtiyaçlar ve bundan çok daha ötesiydi genç kıza hissettikleri. İlk gördüğün de dış görünüşü dikkatini çekmişti, hangi erkeğin dikkatini çekmezdi ki zaten? Sadece güzel olduğu için peşine takılmış ve her izlediğin de onun yüzeysel güzellikten çok daha öte olduğunu fark edip hayran kalmıştı, onunla farklı yaşamlardan olsa da Rory için Camellia’nın kim olduğu değil nasıl bir insan olduğu önemliydi ve onun söylediği gibi biri değil de daha farklı biri olduğunu hissediyordu. O Ryle’dan farklıydı ya da dükkân da çalışan diğer kızdan, belki de Camellia’yı sevdiği için farklı görüyordu. Geri çekildi ve Camellia’ya baktı ve sessizce sır veriyormuş gibi konuştu. “Bak, bunları söylememen gerekiyordu bana, insanlara bu kadar çabuk güvenmemelisin ne ben ne Ryle ne de bir başkası kim olursa olsun ve bir daha bunları ortalık yerde söyleme.” Dedi. Yaşı hakkında üzerine gitmişti biliyordu ama yine de kendin garip hissetmeden edemiyordu, aralarında dağlar kadar fark vardı, fiziksel olarak Camellia büyük gösteriyor olabilirdi ama bu küçük olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. “Üzerimi değiştireyim, geç kalmadan gidelim.” dedi pes etmiş gibi.

__________________

Sübyan PPMDao
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sübyan
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Nolle Nugas Silah Dükkanı-
Buraya geçin: